İŞTE YENİ ANAYASAYI HAZIRLAYAN KOMİSYON:

AKP’ye yeni Anayasa taslağı hazırlayan ve başkanlığını Prof. Dr. Ergun Özbudun’un yaptığı bilim kurulunun bugüne değin gizli tutulan beş komisyon üyesinin adları açıklandı. Çoğu, Anayasa’daki Kemalist unsurların ayıklanması görüşünü savunan öğretim üyelerinin "ilginç" özelliklerini ve bazı görüşlerini açıklıyoruz:

Prof. Dr. Levent Köker (Gazi Üniversitesi): Demokratik çoğulcu yaklaşımı, sol ideolojiye yön gösteren görüşleriyle tanınıyor. Resmi ideoloji karşı söylemiyle AKP’nin ilgisini çekti. Bir yazısında şu görüşlerini kaleme aldı: "Kemalizm’e artık aşılması gereken bir tarihi fikirler bütünü olarak bakmalıyız. Kemalizm olduğu sürece Türkiye’nin Avrupa’yla entegrasyonu gerçekleşemez. Kemalist Türkiye’nin vesayet rejimi olarak adlandırılmış olduğunu da hatırlamak lazım" diyor ve bazı kesimlerin politik olarak yeni bir anlam yüküyle Atatürk’ü yeniden gündeme getirmelerini, son dönemdeki küreselleşme cereyanlarına karşı ‘ulusal hassasiyetleri’ öne çıkaran bir milliyetçi dalganın yükselişine bağlıyor.

Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem (Dicle Üni.): Anayasa’nın Atatürkçülük unsuruyla tekçi bir resmi ideolojiye sahip olduğunu savunduğu bir yazısında, "Türklüğün etnik bir çağrışım yapmadığı ve yalnızca vatandaşlığı ifade eden bir terim olduğuna ilişkin söylem, özellikle Kürtler ve gayrimüslim azınlıklar açısından inandırıcılıktan uzaktır" dedi. Erdem, Genelkurmay’ın 27 Nisan bildirisi ve yargıdan gelen açıklamalar konusunda da , "Yerleşik demokrasilerde benzerine rastlanılması mümkün olmayan bütün bu beyanat, bildiri ve kararlar alt alta konulup okunduğunda, bir cephe harekátıyla karşı karşıya olunduğu; seçilmişler eliyle yürütülen demokratik siyasetin atanmışlarca kıskaç altına alınmaya çalışıldığı görülür" demişti.

Doç. Dr. Serap Yazıcı (Bilgi Üni.): Küçük yaşta geçirdiği trafik kazası nedeniyle eğitimini ámá olarak sürdürdü ve akademik kariyer yaptı. Bir yazısında, "Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olamayacağı iddiası bir söylem olarak da demokratik değildir" derken, Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararını eleştirerek, siyasi konjonktüre göre karar alındığını savundu.

Doç. Dr. Zühtü Arslan (Polis Akademisi): TESEV’in Almanak 2005 çalışmasına katıldığı için Genelkurmay’ın hedefi oldu. Bir yazısında. "Böylesine geniş bir çerçevede tanımlanan milli güvenlik kavramı, silahlı güçlerin aynı zamanda ideolojik devlet aygıtı olarak işlev görmesini ve aslında milli güvenlikle doğrudan ilgisi olmayan konularda söz sahibi olmasını beraberinde getirmektedir" dedi. Hakkında ‘TSK ile polisi karşı karşıya getirdiği’ gerekçesiyle soruşturma açıldı.

Prof. Dr. Yavuz Atar (Selçuk Üni.): Cumhurbaşkanı’na tanınan yetkilerinin parlamenter sistemden sapma olduğunu savunuyor. Yürürlüğe girmeyen 5 artı 5 düzenlemesiyle ilgili Anayasa Mahkemesi’ne dava açan Sezer’in görev süresinin sona erdiğini iddia etti.

Basılı yayınlardan alıntı derlemesidir…

Reklamlar