Kapuçino – Şapka

Kelime : geç Latince de ; capa / capanna : külahlı cüppe, kepenek

Capa eskiçağın sonlarına doğru ortaya çıkan Latince bir sözcük. Latinceye nerden geldiği tam olarak nereden geldiği bilinmemekte…ama anlamı yeterince açık ve net ; Anadoluda çobanların giydiği cinsten, keçeden yapılan külahlı ve kolsuz kepeneğe vcerilen ad. Türkçedeki Kepenek sözcüğü ile bağlantısı var mı ? Daha doğrusu Türkçe kepenek kelimesi nereden geliyor ?..bunu da tam olarak bilen yok.

Fransızca chape ile İtalyanca capuccio " külahlı cüppe " anlamını korumuşlar. Aynı sözcüğün değişik biçimi olan capote her türlü bol üstlük ve kalın palto anlamında kullanılıyor. Otomobilin motor kapağına da şaka yollu capote adı veriliyor. Aynı biçimde…bizdeki…kaput da hem asker paltosu, hem otomobil ön kapağı demek.

Sivri külahlı kahverengi cüppe giyen Fransisken rahiplerine verilen cappucino ( Fr. capucin ) lakabı ise İtalyanca cappucio ‘dan türemiş. Espresso kahvenin üzerine sivri külah biçiminde krema oturtarak yapılan Kapuçino sanılan o ki…İtalya ‘da 1945 den sonra üretilmiş saygısız bir benzetme…biraz argo gibi bir şey…

Capa ‘nın küçüğü dişil capella veya nötr biçimi … capellum.

Bu iki sözcük Fransızcada öyle bir şekle girmişler ki…hayret edilir. Capella dan gelen chapelle, Fransa ‘nın en saygıdeğer azizlerinden Tours ‘lu Aziz Martin ‘in cübbesi ile özdeşleşmiş. Bu mucizevi cübbenin sergilendiği yer 4. yy dan itibaren Fransa ‘nın en önemli ziyaretgahı olmuş.  İnsanlar akın akın Tours kentine bir tür hacca gitmişler. Bu haccı gerçekkleştiremeyenler inananlar için cübbenin kenarından alınmış ipliklerle Fransa ‘nın her yerinde minyatür cübbehaneler kurulmuş. Bir süre sonra da kiliseden küçük olan her türlü ibadet yerine chapella ( Şapel ) adıyla anılır olmuş….

Capellum ‘dan gelen chapeau ise…önce " küçük külah " sonra her çeşit şapka için anlam kazanmış. Bu sözcüğün Türkçeye geliş hikayesi de oldukça ilginç.

Bulgaristan ‘ın 1879 ‘da kağıt üzerinde Osmanlı devletine bağlı özerk bir prenslik, gerçekte ise bağımsız bir devlet haline geldiğini hatırlayın. Bu ikili durum 30 yıl boyunca dönem dönem alevlenen bir sıkıntı kaynağı olmuş, 1908 ‘de Meşrutiyetin ilanından sonra ciddi bir siyasi krize dönüşmüş.

Sorun şu…Bulgarlar Osmanlı tebaası olarak " fes " mi takacaklar, yoksa bağımsız bir ulus olarak Avrupai başlık olan   " şapka " mı takacaklar ?…İşte bu tartışma sayesindedir ki…Türk kamu oyu Avrupai  başlığın  Bulgarca adı olan       " şapka " sözcüğü ile tanışmış. 17 yıl sonra da Atatürk ‘ün tarihi Kastamonu  nutku ile de…bir kez daha hatırlamış.

Hadi buyrun bakalım….Kapuçino nereee….Şapka nereeee…

Esen kalın…. 

 

Alıntı : Elifin Öküzü ya da Sürprizler Kitabı – Sevan NİŞANYAN – ADAM YAYINLARI Technorati Etiketleri: , , , , , , ,

Reklamlar