İtiraf etmem gerekirki tam bir kafeinmanım, sert içimli kahveleri özelikle kıvamlı ve şekersiz içtiğimden dolayı kahvemden yanlışlıkla bir yudum alan kişi suzuz rakı içmiş gibi çarpılıyor ve tabiiki benim masamda oturanlar benim kahvemden en az dört karış uzak duruyorlar. E…onlar için geçerli olan bu durumun tersi de benim için geçerli. Bende onların üç-beş şekerle tatlandırılmış kahvelerine yanlışlıkla daldığımda da…aynı duruma ben düşüyorum…

Geçenlerde bir Starbuck mağazasında Kafe Amerikana Duble Shot Sade Orta boy dedğimde…siparişi alanın yüzündeki ifadeden sonra, siparişi teslim eden baristanın ( kahvecinin ) yüzündeki ifade ender bir türle karşılaşmış gibiydi.

Evet, ben bir kafeinmanım. Kafeinman olmayanlar…yani normal insanların akşam saatlerinde bir adet kahve içseler, uyku saatleri birkaç saat geri teperken…ben elimde kahve kupası ile uyurum. Elimin altında en az dört çeşit kahve bulundururum bir de sabah evden çıkmadan önce hızlandırılmış tur için klasik ve sert bir saf-konserve kahve ( hani o Nescafé dediklerinden ).

Kahvenin en güzel içimi Türk Tipi işlenmiş ve pişirilmiş kahvedir, ondan sonra da sırayı Pres kahve alır. Bunların dışındakiler bana pek de kahve içiyormuşum duygusunu vermez…onlar benim için farklı kafeinli içecekler sınıfındadırlar. Hele o üçü bir arada olanlar…amanın…sanki çocuk mamasının sulandırılmış biçimi…

Eğer kahve ve kafeine ait güzel bir sunum izlemek isterseniz lütfen tıklayın..
http://www.nationalgeographic.com.tr/ngm/0501/gorveisit/default.asp

Esen kalın, siz bana uymayın hergün en az iki kahve için…sağlıklı kalın.

  

Sunum National Geographic Türkiye tarafından hazırlanmış. 

Sunum için bilgisayarınızda Flash yüklü olması ve biraz hızlı bir İnternet bağlantısı yeterli.

Reklamlar